Bu çalışma, Sünnî Müslüman ailelerde inancın kuşaklar arası aktarımında yaşanan dönüşümü aile, gençlik ve dijital kültür ekseninde incelemektedir. Kitap, gençlerin dinle ilişkisini yalnızca "inanma-inanmama" ikiliğine indirgemek yerine Allah inancı, dinî aidiyet, ibadet, kurumsal güven ve dinî otoriteyle kurulan ilişkinin birbirinden ayrışabildiğini göstermeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın yöntemi; yazarın gündelik hayat ve ticaret tecrübelerinden doğan uzun süreli gözlemleri, kamusal dijital ifadeler, din sosyolojisinin kavramsal araçları ve yayımlanmış nicel ve nitel araştırmaların birlikte değerlendirilmesine dayanmaktadır. Eser, bağımsız ve temsilî bir saha araştırması iddiası taşımamakta; gözlem, sosyolojik yorum ve araştırma bulgularını farklı kanıt düzeyleri olarak ele almaktadır. Bu yaklaşım, gençlerin dinî değişimini tek bir sebebe bağlamak yerine aile, sosyal çevre, eğitim, dijital medya, ahlaki hassasiyetler ve bireysel tecrübelerin kesişimi içinde değerlendirmektedir. Google, YouTube, TikTok ve yapay zekâ gibi dijital aktörlerin dinî bilgiye erişimi, otoritenin çoğullaşmasını ve bireysel inanç biyografilerini nasıl dönüştürdüğü tartışılmaktadır. Ayrıca bilim, evrim, kötülük, adalet, kadın, cinsellik, ibadet ve kurumsal güven gibi meselelerin gençlerin inanç dünyasındaki yeri incelenmektedir. Çalışmanın temel sonucu, inanç aktarımının sona ermediği; ancak tek yönlü miras modelinden karşılaştırma, seçme ve yeniden yorumlamaya dayalı daha müzakereci bir sürece dönüştüğüdür. Kitap, farklılaşmayı zorla ortadan kaldırmak yerine güveni, karşılıklı saygıyı ve aile içi diyaloğu koruyan bir ilişki zemini önermektedir.
Bu çalışma, Sünnî Müslüman ailelerde inancın kuşaklar arası aktarımında yaşanan dönüşümü aile, gençlik ve dijital kültür ekseninde incelemektedir. Kitap, gençlerin dinle ilişkisini yalnızca "inanma-inanmama" ikiliğine indirgemek yerine Allah inancı, dinî aidiyet, ibadet, kurumsal güven ve dinî otoriteyle kurulan ilişkinin birbirinden ayrışabildiğini göstermeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın yöntemi; yazarın gündelik hayat ve ticaret tecrübelerinden doğan uzun süreli gözlemleri, kamusal dijital ifadeler, din sosyolojisinin kavramsal araçları ve yayımlanmış nicel ve nitel araştırmaların birlikte değerlendirilmesine dayanmaktadır. Eser, bağımsız ve temsilî bir saha araştırması iddiası taşımamakta; gözlem, sosyolojik yorum ve araştırma bulgularını farklı kanıt düzeyleri olarak ele almaktadır. Bu yaklaşım, gençlerin dinî değişimini tek bir sebebe bağlamak yerine aile, sosyal çevre, eğitim, dijital medya, ahlaki hassasiyetler ve bireysel tecrübelerin kesişimi içinde değerlendirmektedir. Google, YouTube, TikTok ve yapay zekâ gibi dijital aktörlerin dinî bilgiye erişimi, otoritenin çoğullaşmasını ve bireysel inanç biyografilerini nasıl dönüştürdüğü tartışılmaktadır. Ayrıca bilim, evrim, kötülük, adalet, kadın, cinsellik, ibadet ve kurumsal güven gibi meselelerin gençlerin inanç dünyasındaki yeri incelenmektedir. Çalışmanın temel sonucu, inanç aktarımının sona ermediği; ancak tek yönlü miras modelinden karşılaştırma, seçme ve yeniden yorumlamaya dayalı daha müzakereci bir sürece dönüştüğüdür. Kitap, farklılaşmayı zorla ortadan kaldırmak yerine güveni, karşılıklı saygıyı ve aile içi diyaloğu koruyan bir ilişki zemini önermektedir.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 332,00 | 332,00 |
| 2 | 177,62 | 355,24 |
| 3 | 120,63 | 361,88 |
| 6 | 63,63 | 381,80 |
| 9 | 44,27 | 398,40 |
| 12 | 34,86 | 418,32 |