KORKMAMIZ GEREKEN YAPAY ZEKÂ DEĞİL, İNSANIN TA KENDİSİ.
2087 İklim Zirvesi’nde bir anda yapay zekâ temelli “geçici karar sistemleri”nin devreye girdiğini; iletişim ve yönetim
becerilerimizin tamamını makinelere bıraktığımızı; Sessizlik Amirleri’nin devriye gezdiği ve susturulan bir toplumda
çınlayanların sesini duyduğumuzu; hayatın renginin kaybolması bir yana sokağa çıkmak için bize atanacak günün
gelmesini beklediğimizi ve buna alternatif bir sanal gerçeklik dünyasında yaşadığımızı düşünelim mi?
Peki ADHD’den mustarip birinin beyninin içine girmeyi ya da aynalara kafa tutanların NeoGenetik Değişim Merkezi’nde yaşadıklarına şahit olmak ister misiniz?
İçinde yaşadığımız dünyanın güncel sorunlarının yakın gelecekteki muhtemel tezahürleri Yeşer Sarıyıldız’ın distopik evrenlerinde karşımıza çıkıyor. Yapay zekânın insan iradesini devraldığı toplantı odalarından, sessizliğin yasal zorunluluk haline geldiği şehirlere uzanan bu evrenlerde; kadınların, çocukların, algoritmaların ve makinelerin iç içe geçtiği bu dünyalarda insan olmanın sınırları yeniden çiziliyor. Çınlayanlar, sessizliğin en yüksek yankılandığı yerden konuşuyor. Zaten sesler bastırılsa da yankılanmadan susmuyor. Kimse de sessizliğe bir gecede razı olmuyor.
KORKMAMIZ GEREKEN YAPAY ZEKÂ DEĞİL, İNSANIN TA KENDİSİ.
2087 İklim Zirvesi’nde bir anda yapay zekâ temelli “geçici karar sistemleri”nin devreye girdiğini; iletişim ve yönetim
becerilerimizin tamamını makinelere bıraktığımızı; Sessizlik Amirleri’nin devriye gezdiği ve susturulan bir toplumda
çınlayanların sesini duyduğumuzu; hayatın renginin kaybolması bir yana sokağa çıkmak için bize atanacak günün
gelmesini beklediğimizi ve buna alternatif bir sanal gerçeklik dünyasında yaşadığımızı düşünelim mi?
Peki ADHD’den mustarip birinin beyninin içine girmeyi ya da aynalara kafa tutanların NeoGenetik Değişim Merkezi’nde yaşadıklarına şahit olmak ister misiniz?
İçinde yaşadığımız dünyanın güncel sorunlarının yakın gelecekteki muhtemel tezahürleri Yeşer Sarıyıldız’ın distopik evrenlerinde karşımıza çıkıyor. Yapay zekânın insan iradesini devraldığı toplantı odalarından, sessizliğin yasal zorunluluk haline geldiği şehirlere uzanan bu evrenlerde; kadınların, çocukların, algoritmaların ve makinelerin iç içe geçtiği bu dünyalarda insan olmanın sınırları yeniden çiziliyor. Çınlayanlar, sessizliğin en yüksek yankılandığı yerden konuşuyor. Zaten sesler bastırılsa da yankılanmadan susmuyor. Kimse de sessizliğe bir gecede razı olmuyor.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 176,00 | 176,00 |
| 2 | 94,16 | 188,32 |
| 3 | 63,95 | 191,84 |
| 6 | 33,73 | 202,40 |
| 9 | 23,47 | 211,20 |
| 12 | 18,48 | 221,76 |