Bu kitabı eline aldıysan, geri dönüş yoktur.
Tebriz’in tozlu sokaklarında bir gölge gibi dolaşan, ismini Cebel-i Kaf’ın ardındaki kadim varlıkların kan defterine terk etmiş bir müellifin, ölülerle konuşarak ve Babil’in yıkık zigguratlarında yıldızların kanlı raksını izleyerek devşirdiği yasaklı bir ilim... Yedi kat yerin altında uyuyan altın yığınlarının üzerine asırlardır salyalarını akıtan dumansız ateşten yaratılmış bekçilerin sırrı... Hükümdar Rûkyâîl’in davet azimeti, Mırita sırrı... Hükümdar Rûkyâîl’in davet azimeti, Mühr-ü Süleyman’ın fekki, mezar tılsımlarının çözülüşü ve cin padişahlarının isim isim celbi... Bu sayfalarda ne bir alimin kürsüsünde okunabilecek bir hikmet, ne de bir medresenin rafına sığacak bir bilgi vardır; burada yalnızca toprağın midesindeki sarı ateşe dair, kalbi taşlaşmış olanların ve ölümü göze alanların okuyabileceği karanlık bir hakikat fısıldanır.
Eğer niyetin yalnızca cebini doldurmaksa bu kitabı derhal yak ve küllerini yedi ayrı kuyuya savur — zira satırların arasına gizlenmiş Tılsım-ı Tılsım-ı Zâti, okuyanın niyetini bir zehir gibi anında sezer; kalbinde zerre miskal şüphe varsa, geceleri rüyalarında üzerine kan kusan, gündüzleri aynada kendi yüzün yerine sana diş bileyen bir ifritin siluetini gösteren bekçiler, zihnindeki çatlaklardan içeri sızar.
Sayfaları çevirdiğinde yıldızların Eşref Saatler’de toprağa düşen gölgesini, mezar başlarındaki yılan ve akrep nişanlarının dilini, suların altındaki gömütülerin ve tılsımlı kara aynaların sırrını öğreneceksin... Lakin unutma:
Altını almak zordur, o altınla sağ kalmak daha zordur. Ya bir kralın asası elinde olur, ya da bir ifritin zinciri boynunda.
Bu kitabı eline aldıysan, geri dönüş yoktur.
Tebriz’in tozlu sokaklarında bir gölge gibi dolaşan, ismini Cebel-i Kaf’ın ardındaki kadim varlıkların kan defterine terk etmiş bir müellifin, ölülerle konuşarak ve Babil’in yıkık zigguratlarında yıldızların kanlı raksını izleyerek devşirdiği yasaklı bir ilim... Yedi kat yerin altında uyuyan altın yığınlarının üzerine asırlardır salyalarını akıtan dumansız ateşten yaratılmış bekçilerin sırrı... Hükümdar Rûkyâîl’in davet azimeti, Mırita sırrı... Hükümdar Rûkyâîl’in davet azimeti, Mühr-ü Süleyman’ın fekki, mezar tılsımlarının çözülüşü ve cin padişahlarının isim isim celbi... Bu sayfalarda ne bir alimin kürsüsünde okunabilecek bir hikmet, ne de bir medresenin rafına sığacak bir bilgi vardır; burada yalnızca toprağın midesindeki sarı ateşe dair, kalbi taşlaşmış olanların ve ölümü göze alanların okuyabileceği karanlık bir hakikat fısıldanır.
Eğer niyetin yalnızca cebini doldurmaksa bu kitabı derhal yak ve küllerini yedi ayrı kuyuya savur — zira satırların arasına gizlenmiş Tılsım-ı Tılsım-ı Zâti, okuyanın niyetini bir zehir gibi anında sezer; kalbinde zerre miskal şüphe varsa, geceleri rüyalarında üzerine kan kusan, gündüzleri aynada kendi yüzün yerine sana diş bileyen bir ifritin siluetini gösteren bekçiler, zihnindeki çatlaklardan içeri sızar.
Sayfaları çevirdiğinde yıldızların Eşref Saatler’de toprağa düşen gölgesini, mezar başlarındaki yılan ve akrep nişanlarının dilini, suların altındaki gömütülerin ve tılsımlı kara aynaların sırrını öğreneceksin... Lakin unutma:
Altını almak zordur, o altınla sağ kalmak daha zordur. Ya bir kralın asası elinde olur, ya da bir ifritin zinciri boynunda.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 184,00 | 184,00 |
| 2 | 98,44 | 196,88 |
| 3 | 66,85 | 200,56 |
| 6 | 35,27 | 211,60 |
| 9 | 24,53 | 220,80 |
| 12 | 19,32 | 231,84 |