Adana’nın ücra mahallelerinden birinde, gecekondu evlerinde yaşayan bir çiftin bir erkek çocuğu dünyaya gelir. Adını Ali Can koyarlar. Ali Can beş yaşına geldiğinde, ailesi bir kız çocuğuna daha kavuşur. Kız kardeşine Nurcan adı verilir. Ali’nin babası, henüz kendisi on yaşındayken geçirdiği bir iş kazası sonucu hayatını kaybetmiştir. Bu kaybın ardından Ali, annesiyle birlikte hayatın yükünü omuzlamak zorunda kalır, küçük yaşta çeşitli işlerde çalışmaya başlar. Kız kardeşi on yaşına geldiğinde, en azından onun yoksulluğun ağırlığını yaşamaması için yatılı bir okula yerleştirilmesini sağlar. Ancak Ali Can on beş yaşındayken, ailesini ayakta tutan son direk de sarsılır. Annesine kanser teşhisi konur ve Ali, evi tek başına idare etmek zorunda kalır. Oğlunun bu yükün altında ezildiğini gören anne, çaresizlikle yanlış bir yola başvurur. Aldığı borcu kısa sürede geri ödeyemeyince, tehditler başlar. Bu süreç, geri dönüşü olmayan bir trajediyle sonuçlanır. Ali Can annesini kaybeder, kendisi ise hayata tutunmayı başarır. Yaşadıkları, Ali’nin iç dünyasında onarılmaz bir kırılma yaratır. Kontrolünü kaybettiği bir anın ardından, annesinin ölümünden sorumlu olan kişilerle yüzleşir. Sonrasında, yaptıklarının sorumluluğunu üstlenerek teslim olur ve uzun yıllar sürecek bir mahkûmiyetle cezaevine girer. Yirmi iki yaşındayken, devletin güvenlik birimlerinden gelen beklenmedik bir teklif, Ali Can’ın kaderini yeniden şekillendirir. Türk baronların devlet içine sızdırdığı ajanları, mafya yapılanmaları arasına girerek tespit etmesi karşılığında, yedi yıldır gör-mediği kız kardeşine kavuşacak ve aldığı ceza silinecektir. Ali Can bu teklifi kabul eder.
Adana’nın ücra mahallelerinden birinde, gecekondu evlerinde yaşayan bir çiftin bir erkek çocuğu dünyaya gelir. Adını Ali Can koyarlar. Ali Can beş yaşına geldiğinde, ailesi bir kız çocuğuna daha kavuşur. Kız kardeşine Nurcan adı verilir. Ali’nin babası, henüz kendisi on yaşındayken geçirdiği bir iş kazası sonucu hayatını kaybetmiştir. Bu kaybın ardından Ali, annesiyle birlikte hayatın yükünü omuzlamak zorunda kalır, küçük yaşta çeşitli işlerde çalışmaya başlar. Kız kardeşi on yaşına geldiğinde, en azından onun yoksulluğun ağırlığını yaşamaması için yatılı bir okula yerleştirilmesini sağlar. Ancak Ali Can on beş yaşındayken, ailesini ayakta tutan son direk de sarsılır. Annesine kanser teşhisi konur ve Ali, evi tek başına idare etmek zorunda kalır. Oğlunun bu yükün altında ezildiğini gören anne, çaresizlikle yanlış bir yola başvurur. Aldığı borcu kısa sürede geri ödeyemeyince, tehditler başlar. Bu süreç, geri dönüşü olmayan bir trajediyle sonuçlanır. Ali Can annesini kaybeder, kendisi ise hayata tutunmayı başarır. Yaşadıkları, Ali’nin iç dünyasında onarılmaz bir kırılma yaratır. Kontrolünü kaybettiği bir anın ardından, annesinin ölümünden sorumlu olan kişilerle yüzleşir. Sonrasında, yaptıklarının sorumluluğunu üstlenerek teslim olur ve uzun yıllar sürecek bir mahkûmiyetle cezaevine girer. Yirmi iki yaşındayken, devletin güvenlik birimlerinden gelen beklenmedik bir teklif, Ali Can’ın kaderini yeniden şekillendirir. Türk baronların devlet içine sızdırdığı ajanları, mafya yapılanmaları arasına girerek tespit etmesi karşılığında, yedi yıldır gör-mediği kız kardeşine kavuşacak ve aldığı ceza silinecektir. Ali Can bu teklifi kabul eder.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 150,00 | 150,00 |
| 2 | 80,25 | 160,50 |
| 3 | 54,50 | 163,50 |
| 6 | 28,75 | 172,50 |
| 9 | 20,00 | 180,00 |
| 12 | 15,75 | 189,00 |