Bu Toprakların İnsanı

Stok Kodu:
9786255780218
Boyut:
13x21
Sayfa Sayısı:
168
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025-12
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Kategori:
%20 indirimli
220,00TL
176,00TL
Taksitli fiyat: 12 x 18,48TL
Temin süresi 7 gündür.
9786255780218
911023
Bu Toprakların İnsanı
Bu Toprakların İnsanı
176.00

Bu topraklar, sadece meyve sebze yetiştirilen, bitek, eskilerin tabiriyle, adam eksen yetişir cinsinden, son derece verimli topraklar değildir; aynı zamanda çok güzel işler başarmış insanların yetişmesine de zemin hazırlamıştır. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde üç kıtaya nizam veren insanlar gelip geçmiş, o dönemlerde yaşayan toplumların damağında o tat uzun süre yaşamaya devam etmiştir. İvo Andriç’in Drina Köprüsü romanını okuyanlar, damaklarda yer eden o tadı hemen hissederler. Balkanlarda insanlar barış içinde ve kardeşçe yaşamaktayken, Osmanlı çekilince yaşanan kargaşa, Osmanlının getirdiği nizamın özlemle hatırlanmasına sebep olur.

Bu topraklarda yetişmiş insanlar, “yaratılmışı severiz Yaradan’dan ötürü” diyebilen ve bunu söylemekten öte, bunun gereği ne ise onu yerine getirmeğe gayret eden, bunu hayatının vazgeçilmez bir düsturu kabul eden ve bundan asla ödün vermeyen insanlardır. Kendisini ve bütün evreni Yaradan’ın istediği doğrultuda bir yol ve yöntem izleyerek, insana yakışır bir davranış sergilerler. Kendilerini merkeze almazlar. Merkezde Yaradan vardır. Onlar, gerektiğinde ellerindeki ekmeği bölüşürler. Tehlikedeki bir kişiyi kurtarmak için kendilerini tehlikeye atarlar. Kendilerini değil, başkalarını önemserler. Her zaman çözümden yanadırlar. Zulmetmezler. Acı çektirmezler. İnsana olduğu gibi, diğer canlılara da merhametle muamele ederler. Yani merhamet sahibidirler, sabırlıdırlar, adaletlidirler, cömerttirler.

 

Bu topraklar, sadece meyve sebze yetiştirilen, bitek, eskilerin tabiriyle, adam eksen yetişir cinsinden, son derece verimli topraklar değildir; aynı zamanda çok güzel işler başarmış insanların yetişmesine de zemin hazırlamıştır. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde üç kıtaya nizam veren insanlar gelip geçmiş, o dönemlerde yaşayan toplumların damağında o tat uzun süre yaşamaya devam etmiştir. İvo Andriç’in Drina Köprüsü romanını okuyanlar, damaklarda yer eden o tadı hemen hissederler. Balkanlarda insanlar barış içinde ve kardeşçe yaşamaktayken, Osmanlı çekilince yaşanan kargaşa, Osmanlının getirdiği nizamın özlemle hatırlanmasına sebep olur.

Bu topraklarda yetişmiş insanlar, “yaratılmışı severiz Yaradan’dan ötürü” diyebilen ve bunu söylemekten öte, bunun gereği ne ise onu yerine getirmeğe gayret eden, bunu hayatının vazgeçilmez bir düsturu kabul eden ve bundan asla ödün vermeyen insanlardır. Kendisini ve bütün evreni Yaradan’ın istediği doğrultuda bir yol ve yöntem izleyerek, insana yakışır bir davranış sergilerler. Kendilerini merkeze almazlar. Merkezde Yaradan vardır. Onlar, gerektiğinde ellerindeki ekmeği bölüşürler. Tehlikedeki bir kişiyi kurtarmak için kendilerini tehlikeye atarlar. Kendilerini değil, başkalarını önemserler. Her zaman çözümden yanadırlar. Zulmetmezler. Acı çektirmezler. İnsana olduğu gibi, diğer canlılara da merhametle muamele ederler. Yani merhamet sahibidirler, sabırlıdırlar, adaletlidirler, cömerttirler.

 

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Tüm Kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 176,00    176,00   
2 94,16    188,32   
3 63,95    191,84   
6 33,73    202,40   
9 23,47    211,20   
12 18,48    221,76   
Kapat