Bir Hanlığın Doğuşu, Kardeş Kanı ve Bozkırın Son Direnişi…
Fergana Vadisi… Asırlar boyunca İpek Yolu'nun kalbi, bereketin ve gücün sembolü. Ancak XVIII. ve XIX. yüzyıllara gelindiğinde bu zümrüt vadi, sadece etrafını kuşatan emperyalist güçlerin (Çarlık Rusyası ve Çin) değil, içerideki bitmek bilmez ihtirasların da kanlı bir satranç tahtasına dönüşecekti.
Elinizdeki bu eser, Orta Asya tarihinin en dinamik ve en trajik siyasi laboratuvarı olan Hokand Hanlığı’nın (1709-1876) kapalı kapılarını aralıyor. Şahruh Bey'in kurduğu, Ömer Han'ın altın çağını yaşattığı ve sınırları Çin Seddi’nden Kazak steplerine uzanan bu görkemli yapı; nasıl oldu da kendi evlatlarının kılıçları arasında eriyip gitti? "Bılkıllama" faciasında saray avlularını kan gölüne çeviren kardeş kavgası neyin bedeliydi?
Dr. Ramazan Keserci, Bozkırın Emaneti’nde tarihi sadece galiplerin veya Rus generallerin soğuk raporlarından değil, "içeriden" okuyor. Kitap, vadinin yerleşik Özbek (Sart) ahalisi ile Tanrı Dağları'nın mağrur savaşçıları Kırgız ve Kıpçaklar (İlatiya) arasındaki o ince, melez ve zaman zaman kanlı dengeyi sosyolojik bir derinlikle tahlil ediyor. Kırgızların sadece bir boylar konfederasyonu olmaktan çıkıp, Hokand ordusunun vurucu gücüne, hanları tahta çıkaran bir "gölge iktidara" ve en nihayetinde "Alay Çariçesi" Kurmancan Datka şahsında Rus emperyalizmine karşı onurlu bir varoluş mücadelesine nasıl dönüştüğüne şahitlik edeceksiniz.
Yerel kronikler, vakayinameler ve arşiv belgelerinin ışığında, akıcı ve edebi bir dille kaleme alınan bu eser; sadece yıkılmış bir hanlığın tarihini değil, ihanetin, kahramanlığın, devlet aklının ve "birlik olamayanın tarih sahnesinden nasıl silindiğinin" ibretlik bir hikâyesini sunuyor.
Bir Hanlığın Doğuşu, Kardeş Kanı ve Bozkırın Son Direnişi…
Fergana Vadisi… Asırlar boyunca İpek Yolu'nun kalbi, bereketin ve gücün sembolü. Ancak XVIII. ve XIX. yüzyıllara gelindiğinde bu zümrüt vadi, sadece etrafını kuşatan emperyalist güçlerin (Çarlık Rusyası ve Çin) değil, içerideki bitmek bilmez ihtirasların da kanlı bir satranç tahtasına dönüşecekti.
Elinizdeki bu eser, Orta Asya tarihinin en dinamik ve en trajik siyasi laboratuvarı olan Hokand Hanlığı’nın (1709-1876) kapalı kapılarını aralıyor. Şahruh Bey'in kurduğu, Ömer Han'ın altın çağını yaşattığı ve sınırları Çin Seddi’nden Kazak steplerine uzanan bu görkemli yapı; nasıl oldu da kendi evlatlarının kılıçları arasında eriyip gitti? "Bılkıllama" faciasında saray avlularını kan gölüne çeviren kardeş kavgası neyin bedeliydi?
Dr. Ramazan Keserci, Bozkırın Emaneti’nde tarihi sadece galiplerin veya Rus generallerin soğuk raporlarından değil, "içeriden" okuyor. Kitap, vadinin yerleşik Özbek (Sart) ahalisi ile Tanrı Dağları'nın mağrur savaşçıları Kırgız ve Kıpçaklar (İlatiya) arasındaki o ince, melez ve zaman zaman kanlı dengeyi sosyolojik bir derinlikle tahlil ediyor. Kırgızların sadece bir boylar konfederasyonu olmaktan çıkıp, Hokand ordusunun vurucu gücüne, hanları tahta çıkaran bir "gölge iktidara" ve en nihayetinde "Alay Çariçesi" Kurmancan Datka şahsında Rus emperyalizmine karşı onurlu bir varoluş mücadelesine nasıl dönüştüğüne şahitlik edeceksiniz.
Yerel kronikler, vakayinameler ve arşiv belgelerinin ışığında, akıcı ve edebi bir dille kaleme alınan bu eser; sadece yıkılmış bir hanlığın tarihini değil, ihanetin, kahramanlığın, devlet aklının ve "birlik olamayanın tarih sahnesinden nasıl silindiğinin" ibretlik bir hikâyesini sunuyor.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 240,17 | 240,17 |
| 2 | 128,49 | 256,98 |
| 3 | 87,26 | 261,79 |
| 6 | 46,03 | 276,20 |
| 9 | 32,02 | 288,20 |
| 12 | 25,22 | 302,61 |