Bilim Felsefesinde Görelilik Problemi

Stok Kodu:
9786258704594
Boyut:
13.5x21
Sayfa Sayısı:
264
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-01
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
%20 indirimli
690,00TL
552,00TL
Taksitli fiyat: 12 x 57,96TL
9786258704594
940053
Bilim Felsefesinde Görelilik Problemi
Bilim Felsefesinde Görelilik Problemi
552

Görelilik iddiaları birçok alanda sıradan karşılanır. Ahlak ya da estetik gibi alanlarda, kültürel veya tarihsel farklılıklar söz konusu olduğunda görelilik iddiası çoğumuzu rahatsız etmez. Ancak bilimsel iddialar söz konusu olduğunda durum değişir. Dünyanın döndüğüne ya da suyun normal şartlarda 100 santigrat derecede kaynadığına dair bilgimizin çeşitli koşulların ürünü olduğu savı pek kabul edilebilir görünmez. Çoğu zaman bu bilginin kaynağının değişen koşullardan azade olduğunu söylemek isteriz; bilimden nesnel olmasını bekleriz. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bir grup düşünür, düşünce dünyasındaki kimi köklü dönüşümlerin de etkisiyle bu beklentinin tam aksi yönde görüşler ileri sürdü. Bilimsel bilgi de tıpkı öteki bilgi türleri gibi, ortaya çıktığı dönemin, ilişkide olduğu kurumların ve değerlerin izini taşıyordu; dolayısıyla göründüğü kadar mutlak değildi. Böylece bilimin, insanın bilme etkinliğindeki ayrıcalıklı konumu, sarsılmaz sanılan statüsü tartışmaya açıldı. Bu durum kimileri için bir dürüstlük ve alçakgönüllülük çağrısı kimileri içinse bilimle hurafe ve safsata arasındaki hayati çizgiyi silme tehlikesiydi. İşte bu kitap, bu tartışmanın izini sürüyor. Bilimsel devrimlerin ardındaki kopuşlardan bilimin epistemik olmayan değerlerle ilişkisine, aynı kanıta bakan iki aklın farklı ama tutarlı sonuçlara varabilmesinden post-hakikat çağında doğrunun başına gelenlere kadar, meseleyi farklı boyutlarıyla ele alıyor. Kitaptaki bölümler birbirinden kopuk denemeler değil; aynı problemin farklı tezahürlerini ele alan, birbiriyle konuşan metinler. Bilgiye güvenin ve güvensizliğin aynı anda derinleştiği, bir tür bilme krizinin yaşandığı bu çağda, güvenilir bilgiye duyduğumuz ihtiyaç her zamankinden yakıcı. Gündelik hayatta, hele büyük kriz anlarında hâlâ ilk başvurduğumuz kurum bilim olsa da onun görelilik karşısındaki statüsüne ilişkin teorik problemler yarım yüzyıldır güncelliğini koruyor. Elinizdeki kitap, ilgili okur için bu tartışmaların bir haritasını çıkarmayı hedefliyor.

Görelilik iddiaları birçok alanda sıradan karşılanır. Ahlak ya da estetik gibi alanlarda, kültürel veya tarihsel farklılıklar söz konusu olduğunda görelilik iddiası çoğumuzu rahatsız etmez. Ancak bilimsel iddialar söz konusu olduğunda durum değişir. Dünyanın döndüğüne ya da suyun normal şartlarda 100 santigrat derecede kaynadığına dair bilgimizin çeşitli koşulların ürünü olduğu savı pek kabul edilebilir görünmez. Çoğu zaman bu bilginin kaynağının değişen koşullardan azade olduğunu söylemek isteriz; bilimden nesnel olmasını bekleriz. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bir grup düşünür, düşünce dünyasındaki kimi köklü dönüşümlerin de etkisiyle bu beklentinin tam aksi yönde görüşler ileri sürdü. Bilimsel bilgi de tıpkı öteki bilgi türleri gibi, ortaya çıktığı dönemin, ilişkide olduğu kurumların ve değerlerin izini taşıyordu; dolayısıyla göründüğü kadar mutlak değildi. Böylece bilimin, insanın bilme etkinliğindeki ayrıcalıklı konumu, sarsılmaz sanılan statüsü tartışmaya açıldı. Bu durum kimileri için bir dürüstlük ve alçakgönüllülük çağrısı kimileri içinse bilimle hurafe ve safsata arasındaki hayati çizgiyi silme tehlikesiydi. İşte bu kitap, bu tartışmanın izini sürüyor. Bilimsel devrimlerin ardındaki kopuşlardan bilimin epistemik olmayan değerlerle ilişkisine, aynı kanıta bakan iki aklın farklı ama tutarlı sonuçlara varabilmesinden post-hakikat çağında doğrunun başına gelenlere kadar, meseleyi farklı boyutlarıyla ele alıyor. Kitaptaki bölümler birbirinden kopuk denemeler değil; aynı problemin farklı tezahürlerini ele alan, birbiriyle konuşan metinler. Bilgiye güvenin ve güvensizliğin aynı anda derinleştiği, bir tür bilme krizinin yaşandığı bu çağda, güvenilir bilgiye duyduğumuz ihtiyaç her zamankinden yakıcı. Gündelik hayatta, hele büyük kriz anlarında hâlâ ilk başvurduğumuz kurum bilim olsa da onun görelilik karşısındaki statüsüne ilişkin teorik problemler yarım yüzyıldır güncelliğini koruyor. Elinizdeki kitap, ilgili okur için bu tartışmaların bir haritasını çıkarmayı hedefliyor.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Tüm Kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 552,00    552,00   
2 295,32    590,64   
3 200,56    601,68   
6 105,80    634,80   
9 73,60    662,40   
12 57,96    695,52   
Kapat