Bu çalışmanın kapsamına giren yedi yüz yıllık geçmişi boyunca sufi tarikatları kimileyin baştacı edilen birleştirici bir inanç sistemi olmuş kimi dönemlerdeyse baskılarla sindirilmeye ve dahi tarihten silinmeye çalışılmıştır. Ancak hiçbir siyasi yasaklama ya da toplumsal engel Bektaşiler’in kıtaları aşan etkisinin önüne geçememiş; sırlar, ritüeller, ayinler Türkiye ve Balkanlar’da kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.
Birge’ün kendi deyişiyle “nesnel ve iyi niyetli bir yabancının elinden çıkan” Bektaşiler üzerine 20.yy.’da gerçekleştirilmiş ilk ayrıntılı ve kapsamlı araştırmalardan biri olan bu kitap alanındaki temel kaynak niteliğini korumaktadır. 13.yy. Anadolusu’nda sessizce başlayıp 20.yy.’da tekke, zaviye ve türbelerin kapatılmasına dek uzanan çalışmasında tekkelerin Türkiye ve öbür ülkelerdeki yerini tarihi gelişmeler ekseninde ele alırken Ali’den Hacı Bektaşi Veli’ye, İran şahı İsmail’den Yeniçeriler’e, Nesimi’den Yunus Emre’ye Bektaşiliğin derin köklerinden yola çıkıp edebi yapıtların incelemelerine dek izlerini sürüyor.
Bektaşiliğin anaçizgilerini deneyimsel ve kuramsal açıdan değerlendiren yazar “Dört Öğe ve Kamil İnsan”, “Varlık Döngüsü”, “Günah ve Ölüm” gibi temel öğretilerin anlamını tarikat üyeleriyle doğrudan gerçekleştirdiği söyleşilerden edindiği aktarımlarla harmanlıyor. Şii ve Sünni İslam ile Şamanizm, Hristiyanlık ve Yeni Platonculuk gibi inançlarla bağları üzerine de ilginç savlar sunan Birge, Bektaşiler’in gizemli tavırlarından kıvrak zekalarına, ritüellerinden dinsel uygulamalarına, tabularından sofra dualarına, ayn-i cemden evlilik ve cenaze geleneklerine dek üzerinde yeterince durulmamış yönlerine de mercek tutuyor.
Bu çalışmanın kapsamına giren yedi yüz yıllık geçmişi boyunca sufi tarikatları kimileyin baştacı edilen birleştirici bir inanç sistemi olmuş kimi dönemlerdeyse baskılarla sindirilmeye ve dahi tarihten silinmeye çalışılmıştır. Ancak hiçbir siyasi yasaklama ya da toplumsal engel Bektaşiler’in kıtaları aşan etkisinin önüne geçememiş; sırlar, ritüeller, ayinler Türkiye ve Balkanlar’da kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.
Birge’ün kendi deyişiyle “nesnel ve iyi niyetli bir yabancının elinden çıkan” Bektaşiler üzerine 20.yy.’da gerçekleştirilmiş ilk ayrıntılı ve kapsamlı araştırmalardan biri olan bu kitap alanındaki temel kaynak niteliğini korumaktadır. 13.yy. Anadolusu’nda sessizce başlayıp 20.yy.’da tekke, zaviye ve türbelerin kapatılmasına dek uzanan çalışmasında tekkelerin Türkiye ve öbür ülkelerdeki yerini tarihi gelişmeler ekseninde ele alırken Ali’den Hacı Bektaşi Veli’ye, İran şahı İsmail’den Yeniçeriler’e, Nesimi’den Yunus Emre’ye Bektaşiliğin derin köklerinden yola çıkıp edebi yapıtların incelemelerine dek izlerini sürüyor.
Bektaşiliğin anaçizgilerini deneyimsel ve kuramsal açıdan değerlendiren yazar “Dört Öğe ve Kamil İnsan”, “Varlık Döngüsü”, “Günah ve Ölüm” gibi temel öğretilerin anlamını tarikat üyeleriyle doğrudan gerçekleştirdiği söyleşilerden edindiği aktarımlarla harmanlıyor. Şii ve Sünni İslam ile Şamanizm, Hristiyanlık ve Yeni Platonculuk gibi inançlarla bağları üzerine de ilginç savlar sunan Birge, Bektaşiler’in gizemli tavırlarından kıvrak zekalarına, ritüellerinden dinsel uygulamalarına, tabularından sofra dualarına, ayn-i cemden evlilik ve cenaze geleneklerine dek üzerinde yeterince durulmamış yönlerine de mercek tutuyor.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 420,00 | 420,00 |
| 2 | 224,70 | 449,40 |
| 3 | 152,60 | 457,80 |
| 6 | 80,50 | 483,00 |
| 9 | 56,00 | 504,00 |
| 12 | 44,10 | 529,20 |