21 Aralık 1963 tarihinde başlayan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yıkılmasıyla devam eden süreçte Rum saldırıları karşısında hayata tutunmaya çabalayan Kıbrıslı Türklerin can, mal ve namus güvenliklerini koruma kaygısı yanında bir endişeleri de adada olup bitenlere gözlerini kapatan ve “üç maymunu” oynayan dünya kamuoyuna seslerini duyurabilmektedir. Bu maksatla çaresizliğin içerisinde “kendi yağlarıyla ciğerlerini kavuran” Kıbrıslı Türkler tam anlamıyla imkânsızı başarırlar ve taşın altına ellerini tereddütsüz sokan insanların olağanüstü gayretleriyle önce Lefkoşa’da Bayrak Radyosu, ardından da Mağusa’da Canbulat Radyosu, Limasol’da Limasol’un Sesi Radyosu, Gazi Baf Radyosu, Lefke Sancak Radyosu ve Anamur’da Anamur’un Sesi/Kıbrıs Radyosu’nu kurarlar ve 25 Aralık 1963 sonrasında da havaya çıkarlar. Bu radyolar Kıbrıslı Türklerin sesi değil, haksızlıklara, esarete, baskı ve tecritle izolasyon ve ayrımcılığa karşı da bir direniştir. Özellikle psikolojik harbin unsurlarından dezenformasyon ve Rum kara propagandasına karşı Kıbrıs Türklerinin haklı sesi olan sancak radyoları Türkiye’nin desteğiyle Kıbrıslı Türkler tarafından tesis edilen askeri radyolardır. Kıbrıslı Türklerin moral-motivasyonlarını yüksek tutmak, Türklük şuurunu ve direnç gücünü arttırmak, tecrit edilmiş bölgeler arasında haberleşmeyi sağlamak, ada içi ve dışına olup bitenleri aktarabilmek amacıyla bu radyolar Rum baskısı ve parazitleme girişimlerine karşı da olağanüstü mücadele verirler. 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ile ulvi misyonlarını tamamlayan sancak radyoları birer birer kapanırken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin resmi yayın kuruluşu olarak Bayrak Radyosu ise yayınlarına çok daha farklı ve modern teknolojiyle devam eder. Bu araştırma klasik bir radyo tarihi ya da iletişim tarihi olmanın çok ötesinde Kıbrıslı Türklerin var oluş mücadelesinin önemli ve unutulmaması gereken bir sayfasını aydınlatmaya yarayan bir çalışmadır.
21 Aralık 1963 tarihinde başlayan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yıkılmasıyla devam eden süreçte Rum saldırıları karşısında hayata tutunmaya çabalayan Kıbrıslı Türklerin can, mal ve namus güvenliklerini koruma kaygısı yanında bir endişeleri de adada olup bitenlere gözlerini kapatan ve “üç maymunu” oynayan dünya kamuoyuna seslerini duyurabilmektedir. Bu maksatla çaresizliğin içerisinde “kendi yağlarıyla ciğerlerini kavuran” Kıbrıslı Türkler tam anlamıyla imkânsızı başarırlar ve taşın altına ellerini tereddütsüz sokan insanların olağanüstü gayretleriyle önce Lefkoşa’da Bayrak Radyosu, ardından da Mağusa’da Canbulat Radyosu, Limasol’da Limasol’un Sesi Radyosu, Gazi Baf Radyosu, Lefke Sancak Radyosu ve Anamur’da Anamur’un Sesi/Kıbrıs Radyosu’nu kurarlar ve 25 Aralık 1963 sonrasında da havaya çıkarlar. Bu radyolar Kıbrıslı Türklerin sesi değil, haksızlıklara, esarete, baskı ve tecritle izolasyon ve ayrımcılığa karşı da bir direniştir. Özellikle psikolojik harbin unsurlarından dezenformasyon ve Rum kara propagandasına karşı Kıbrıs Türklerinin haklı sesi olan sancak radyoları Türkiye’nin desteğiyle Kıbrıslı Türkler tarafından tesis edilen askeri radyolardır. Kıbrıslı Türklerin moral-motivasyonlarını yüksek tutmak, Türklük şuurunu ve direnç gücünü arttırmak, tecrit edilmiş bölgeler arasında haberleşmeyi sağlamak, ada içi ve dışına olup bitenleri aktarabilmek amacıyla bu radyolar Rum baskısı ve parazitleme girişimlerine karşı da olağanüstü mücadele verirler. 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ile ulvi misyonlarını tamamlayan sancak radyoları birer birer kapanırken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin resmi yayın kuruluşu olarak Bayrak Radyosu ise yayınlarına çok daha farklı ve modern teknolojiyle devam eder. Bu araştırma klasik bir radyo tarihi ya da iletişim tarihi olmanın çok ötesinde Kıbrıslı Türklerin var oluş mücadelesinin önemli ve unutulmaması gereken bir sayfasını aydınlatmaya yarayan bir çalışmadır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 492,00 | 492,00 |
| 2 | 263,22 | 526,44 |
| 3 | 178,76 | 536,28 |
| 6 | 94,30 | 565,80 |
| 9 | 65,60 | 590,40 |
| 12 | 51,66 | 619,92 |