Schreiner bu otobiyografik romanında altmışlı yaşlarından, kendi deyişiyle “yaşamının yedinci onyılından” geriye, yedinci yılına doğru bakıyor. Avluda oynanan oyunlar, akrabalar, akranlar, düşsel bir köpek, ilk kez işitilen sözcüklerin uyandırdığı merak ve dehşet... Babaların annelerin de “babası” olduğu o dünyaya savaş ilan etmiş, bir çocukla, bir ’68 kuşağı çocuğuyla yazarın karşılaşması. Yer yer güldüren, korkusuz, sansürsüz, içten bir yüzleşme.
Aslında benim, altmış altı yaşında, doğa koruma alanının kıyısındaki bir evde oturup yazarken bir çamaşırlığın sırlarını açığa çıkarmaya çalışan yedi yaşındaki biriyle ne işim olur ki? Onun üzerine yazarak ben mi icat ediyorum o yedi yaşındakini yoksa gerçekten var mıydı, eğer vardıysa betimlediğimden tamamen farklı biri olabilir miydi acaba?
... Aynanın karşısına geçtiğimde o yedi yaşındakinden hiçbir iz göremiyorum yüzümde. On sekiz, yirmi ya da otuz yaşındakinden de göremiyorum. Bütün bunlar hepsi yalnızca benim zihnimde, zihnimin evreninde ve paralel evrenlerde. Tuhaf, bu çeşit çeşit Ben’leri zihnim nasıl tek bir kalıba, şu benim yaşamıma dökmeyi başarıyor.
Schreiner Baba. Anne. Çocuk. Savaş İlanları ile tam bir Avusturya romanı yazmış. Yani geçen yüzyılın yetmişli seksenli yıllarının geleneğine oturan ve o yıllardaki öncüllerine, örneğin Handke’nin Mutsuzluğa Doyum’una ve Bernhard’ın otobiyografik beşlemesine çok şey borçlu olan bir roman.
Bernd Schuchter - Literaturhaus Wien
Schreiner bu otobiyografik romanında altmışlı yaşlarından, kendi deyişiyle “yaşamının yedinci onyılından” geriye, yedinci yılına doğru bakıyor. Avluda oynanan oyunlar, akrabalar, akranlar, düşsel bir köpek, ilk kez işitilen sözcüklerin uyandırdığı merak ve dehşet... Babaların annelerin de “babası” olduğu o dünyaya savaş ilan etmiş, bir çocukla, bir ’68 kuşağı çocuğuyla yazarın karşılaşması. Yer yer güldüren, korkusuz, sansürsüz, içten bir yüzleşme.
Aslında benim, altmış altı yaşında, doğa koruma alanının kıyısındaki bir evde oturup yazarken bir çamaşırlığın sırlarını açığa çıkarmaya çalışan yedi yaşındaki biriyle ne işim olur ki? Onun üzerine yazarak ben mi icat ediyorum o yedi yaşındakini yoksa gerçekten var mıydı, eğer vardıysa betimlediğimden tamamen farklı biri olabilir miydi acaba?
... Aynanın karşısına geçtiğimde o yedi yaşındakinden hiçbir iz göremiyorum yüzümde. On sekiz, yirmi ya da otuz yaşındakinden de göremiyorum. Bütün bunlar hepsi yalnızca benim zihnimde, zihnimin evreninde ve paralel evrenlerde. Tuhaf, bu çeşit çeşit Ben’leri zihnim nasıl tek bir kalıba, şu benim yaşamıma dökmeyi başarıyor.
Schreiner Baba. Anne. Çocuk. Savaş İlanları ile tam bir Avusturya romanı yazmış. Yani geçen yüzyılın yetmişli seksenli yıllarının geleneğine oturan ve o yıllardaki öncüllerine, örneğin Handke’nin Mutsuzluğa Doyum’una ve Bernhard’ın otobiyografik beşlemesine çok şey borçlu olan bir roman.
Bernd Schuchter - Literaturhaus Wien
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 140,00 | 140,00 |
| 2 | 74,90 | 149,80 |
| 3 | 50,87 | 152,60 |
| 6 | 26,83 | 161,00 |
| 9 | 18,67 | 168,00 |
| 12 | 14,70 | 176,40 |