Bu roman, bir arayışın hikâyesidir.
Eser Altıok’un hikâyesi, yalnızca bir bireyin iç dünyasında yaşanan çatışmaların anlatısı değildir. Aynı zamanda parçalanmış kimliklerin, yarım kalmış aidiyetlerin, tarihin, coğrafyanın ve ideolojilerin insan ruhu üzerinde bıraktığı derin izlerin bir yansımasıdır.
Eser’in hikâyesi Berlin’in soğuk sokaklarında başlar; fakat orada bitmez. Çünkü bu romanın coğrafyası yalnızca şehirler değildir. Aynı zamanda hafızadır, travmadır, suskunluktur ve kuşaktan kuşağa taşınan görünmez bir yüktür.
Bu roman, kesin cevaplar verme iddiasında değildir. Çünkü bazı soruların cevabı yoktur; bazı sorular ise insanı büyütmek için vardır.
“Ateş” bu anlatının merkezinde yalnızca bir sembol değil; bir dönüşümün ruhudur. Yakıcı olduğu kadar arındırıcıdır da. Yok edici olduğu kadar yeniden doğurucudur. Bu nedenle romandaki ateş, yalnızca politik bir göndermeden ibaret değildir; aynı zamanda insanın kendi içindeki karanlığıyla yüzleşme aynasıdır.
Bu roman, bir yüzleşme çağrısıdır.
Kimi zaman sert, kimi zaman kırılgan, kimi zaman da sessizdir.
Ama her şeyden önce insanidir.
Ve insan, ancak kendisiyle yüzleştiği yerde hikâyesini başlatabilir.
Bu roman, bir arayışın hikâyesidir.
Eser Altıok’un hikâyesi, yalnızca bir bireyin iç dünyasında yaşanan çatışmaların anlatısı değildir. Aynı zamanda parçalanmış kimliklerin, yarım kalmış aidiyetlerin, tarihin, coğrafyanın ve ideolojilerin insan ruhu üzerinde bıraktığı derin izlerin bir yansımasıdır.
Eser’in hikâyesi Berlin’in soğuk sokaklarında başlar; fakat orada bitmez. Çünkü bu romanın coğrafyası yalnızca şehirler değildir. Aynı zamanda hafızadır, travmadır, suskunluktur ve kuşaktan kuşağa taşınan görünmez bir yüktür.
Bu roman, kesin cevaplar verme iddiasında değildir. Çünkü bazı soruların cevabı yoktur; bazı sorular ise insanı büyütmek için vardır.
“Ateş” bu anlatının merkezinde yalnızca bir sembol değil; bir dönüşümün ruhudur. Yakıcı olduğu kadar arındırıcıdır da. Yok edici olduğu kadar yeniden doğurucudur. Bu nedenle romandaki ateş, yalnızca politik bir göndermeden ibaret değildir; aynı zamanda insanın kendi içindeki karanlığıyla yüzleşme aynasıdır.
Bu roman, bir yüzleşme çağrısıdır.
Kimi zaman sert, kimi zaman kırılgan, kimi zaman da sessizdir.
Ama her şeyden önce insanidir.
Ve insan, ancak kendisiyle yüzleştiği yerde hikâyesini başlatabilir.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 288,00 | 288,00 |
| 2 | 154,08 | 308,16 |
| 3 | 104,64 | 313,92 |
| 6 | 55,20 | 331,20 |
| 9 | 38,40 | 345,60 |
| 12 | 30,24 | 362,88 |