Bu çalışma, Kıbrıs'ta Osmanlı fethi sonrasında ortaya çıkan ve halk arasında "keten-pamuk" (Linobambaki) olarak adlandırılan, dışarıdan Müslüman görünüp içeriden Hristiyan ritüellerini sürdüren veya her iki inancı da eş zamanlı olarak yaşayan melez topluluğu incelemektedir. Araştırma; geleneksel Rum ve Türk milliyetçi tarih yazımlarının indirgemeci yaklaşımlarını eleştirerek olguyu dinler tarihi, antropoloji ve karşılaştırmalı tarih metodolojileriyle yeniden inşa etmeyi amaçlamaktadır. Temel argüman, Linobambakiliğin ne kılıç zoruyla İslamlaştırılmış Helenler ne de marjinal bir anomali olduğu; aksine Osmanlı millet sisteminin esnek sınırları, Ortodoks ve Katolik kiliseleri arasındaki hegemonya mücadelesi ve bireylerin gündelik pragmatik tercihlerinin kesişiminde şekillenmiş sofistike bir hayatta kalma stratejisi olduğudur. Çalışma, literatürde ihmal edilen Latin Katolik ve Maruni kökenlere dikkat çekmekte; Linobambakilerin, 1571 sonrasında Ortodoks hegemonyasından kaçan eski elitler ile Lübnan kökenli Marunilerden oluştuğunu savunmaktadır. Ayrıca, Batılı sömürgeci ve oryantalist söylemin en tipik örneği olan Roland Michell'in raporu ayrıntılı bir yapıbozuma tabi tutulmuş; modern dönemde Linobambakiliğin Rum milliyetçiliği, Kıbrıs Türk sekülerizmi ve AB vatandaşlığı tartışmalarında nasıl siyasal bir mit olarak araçsallaştırıldığı gösterilmiştir. Sonuç olarak Linobambakilik; kimliğin sabit ve değişmez olmadığını aksine tarihsel koşullara, iktidar ilişkilerine ve gündelik hayatın zorunluluklarına göre sürekli müzakere edilen akışkan bir inşa olduğunu kanıtlayan eşsiz bir tarihsel laboratuvardır.
Bu çalışma, Kıbrıs'ta Osmanlı fethi sonrasında ortaya çıkan ve halk arasında "keten-pamuk" (Linobambaki) olarak adlandırılan, dışarıdan Müslüman görünüp içeriden Hristiyan ritüellerini sürdüren veya her iki inancı da eş zamanlı olarak yaşayan melez topluluğu incelemektedir. Araştırma; geleneksel Rum ve Türk milliyetçi tarih yazımlarının indirgemeci yaklaşımlarını eleştirerek olguyu dinler tarihi, antropoloji ve karşılaştırmalı tarih metodolojileriyle yeniden inşa etmeyi amaçlamaktadır. Temel argüman, Linobambakiliğin ne kılıç zoruyla İslamlaştırılmış Helenler ne de marjinal bir anomali olduğu; aksine Osmanlı millet sisteminin esnek sınırları, Ortodoks ve Katolik kiliseleri arasındaki hegemonya mücadelesi ve bireylerin gündelik pragmatik tercihlerinin kesişiminde şekillenmiş sofistike bir hayatta kalma stratejisi olduğudur. Çalışma, literatürde ihmal edilen Latin Katolik ve Maruni kökenlere dikkat çekmekte; Linobambakilerin, 1571 sonrasında Ortodoks hegemonyasından kaçan eski elitler ile Lübnan kökenli Marunilerden oluştuğunu savunmaktadır. Ayrıca, Batılı sömürgeci ve oryantalist söylemin en tipik örneği olan Roland Michell'in raporu ayrıntılı bir yapıbozuma tabi tutulmuş; modern dönemde Linobambakiliğin Rum milliyetçiliği, Kıbrıs Türk sekülerizmi ve AB vatandaşlığı tartışmalarında nasıl siyasal bir mit olarak araçsallaştırıldığı gösterilmiştir. Sonuç olarak Linobambakilik; kimliğin sabit ve değişmez olmadığını aksine tarihsel koşullara, iktidar ilişkilerine ve gündelik hayatın zorunluluklarına göre sürekli müzakere edilen akışkan bir inşa olduğunu kanıtlayan eşsiz bir tarihsel laboratuvardır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 182,60 | 182,60 |
| 2 | 97,69 | 195,38 |
| 3 | 66,34 | 199,03 |
| 6 | 35,00 | 209,99 |
| 9 | 24,35 | 219,12 |
| 12 | 19,17 | 230,08 |