Ortaçağ, dünya tarihinin siyasî, askerî, sosyal ve kültürel bakımdan en önemli dönüşüm dönemlerinden biridir. Günümüzde varlığını sürdüren birçok devletin, milletin ve medeniyetin şekillendiği bu çağ, Türk tarihi açısından da ayrı bir öneme sahiptir. Türkiye Selçuklu Devleti’nin hüküm sürdüğü bu dönem, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması sürecinde belirleyici olmuş, Orta Asya’dan taşınan Türk kültürü Anadolu’da yeni bir medeniyet anlayışıyla birleşerek sonraki dönemlere aktarılmıştır. Türkiye Selçuklu Devleti’nin siyasî ve kültürel mirası, yalnız Anadolu tarihini değil, Türk ve dünya tarihini de derinden etkilemiştir.
Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Anadolu coğrafyası, stratejik konumu sebebiyle sürekli mücadelelerin merkezi olmuştur. Türkmenlerin Anadolu’yu yurt edinmelerinden sonra başlayan süreç ise Türk tarihinin en dikkat çekici safhalarından biri hâline gelmiştir. Buna rağmen Anadolu’nun Moğol hâkimiyeti altına girdiği dönem hâlâ açıklığa kavuşturulmayı bekleyen birçok mesele barındırmaktadır. Türkiye Selçuklu Devleti’nin İlhanlı hâkimiyeti altına girişi ve bu süreçte yaşanan siyasî gelişmeler üzerine çeşitli çalışmalar yapılmış olsa da, Anadolu’da ortaya çıkan isyan hareketlerini toplu şekilde ele alan araştırmaların sınırlı olduğu görülmektedir. Mevcut çalışmaların büyük kısmı belirli olaylar üzerinde durmuş, birçok mesele ise dağınık bilgiler hâlinde kalmıştır. Bu durum, dönemin yeniden değerlendirilmesini gerekli kılmıştır.
Moğol hâkimiyeti döneminde Türkmen grupların Selçuklu yönetimine ve Moğol otoritesine karşı sürekli ayaklanmaları Anadolu’da ciddi siyasî ve sosyal karışıklıklara yol açmıştır. Bunun yanında Moğol vali ve noyanlarının ağır vergi uygulamaları, nüfuz mücadeleleri ve idari baskıları Türkiye Selçuklu Devleti’nin askerî, siyasî ve ekonomik açıdan zayıflamasını hızlandırmıştır. İlhanlı merkezinden gönderilen bazı yöneticilerin Anadolu’yu ekonomik bir kaynak sahası olarak görmeleri halk üzerindeki baskıyı artırmış ve isyanların yaygınlaşmasına zemin hazırlamıştır. Böylece Anadolu, XIII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren uzun süre devam edecek mücadelelerin merkezi hâline gelmiştir.
Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye Selçuklu Devleti’nin Kösedağ Muharebesi sonrasında Moğol hâkimiyeti altına girdiği dönemden devletin yıkılışına kadar geçen süreçte Anadolu’da meydana gelen isyan hareketlerini siyasî, askerî, sosyal ve ekonomik yönleriyle ele almak, olayların ortaya çıkış sebeplerini, gelişim süreçlerini ve sonuçlarını tarihî arka planıyla birlikte değerlendirmektir. Çalışmada yalnız isyanların kronolojik seyri üzerinde durulmamış, aynı zamanda dönemin güç mücadeleleri, Türkmen hareketleri,
Moğol idare anlayışı ve Anadolu’daki toplumsal dönüşüm de dikkate alınmıştır.
Ortaçağ, dünya tarihinin siyasî, askerî, sosyal ve kültürel bakımdan en önemli dönüşüm dönemlerinden biridir. Günümüzde varlığını sürdüren birçok devletin, milletin ve medeniyetin şekillendiği bu çağ, Türk tarihi açısından da ayrı bir öneme sahiptir. Türkiye Selçuklu Devleti’nin hüküm sürdüğü bu dönem, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması sürecinde belirleyici olmuş, Orta Asya’dan taşınan Türk kültürü Anadolu’da yeni bir medeniyet anlayışıyla birleşerek sonraki dönemlere aktarılmıştır. Türkiye Selçuklu Devleti’nin siyasî ve kültürel mirası, yalnız Anadolu tarihini değil, Türk ve dünya tarihini de derinden etkilemiştir.
Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Anadolu coğrafyası, stratejik konumu sebebiyle sürekli mücadelelerin merkezi olmuştur. Türkmenlerin Anadolu’yu yurt edinmelerinden sonra başlayan süreç ise Türk tarihinin en dikkat çekici safhalarından biri hâline gelmiştir. Buna rağmen Anadolu’nun Moğol hâkimiyeti altına girdiği dönem hâlâ açıklığa kavuşturulmayı bekleyen birçok mesele barındırmaktadır. Türkiye Selçuklu Devleti’nin İlhanlı hâkimiyeti altına girişi ve bu süreçte yaşanan siyasî gelişmeler üzerine çeşitli çalışmalar yapılmış olsa da, Anadolu’da ortaya çıkan isyan hareketlerini toplu şekilde ele alan araştırmaların sınırlı olduğu görülmektedir. Mevcut çalışmaların büyük kısmı belirli olaylar üzerinde durmuş, birçok mesele ise dağınık bilgiler hâlinde kalmıştır. Bu durum, dönemin yeniden değerlendirilmesini gerekli kılmıştır.
Moğol hâkimiyeti döneminde Türkmen grupların Selçuklu yönetimine ve Moğol otoritesine karşı sürekli ayaklanmaları Anadolu’da ciddi siyasî ve sosyal karışıklıklara yol açmıştır. Bunun yanında Moğol vali ve noyanlarının ağır vergi uygulamaları, nüfuz mücadeleleri ve idari baskıları Türkiye Selçuklu Devleti’nin askerî, siyasî ve ekonomik açıdan zayıflamasını hızlandırmıştır. İlhanlı merkezinden gönderilen bazı yöneticilerin Anadolu’yu ekonomik bir kaynak sahası olarak görmeleri halk üzerindeki baskıyı artırmış ve isyanların yaygınlaşmasına zemin hazırlamıştır. Böylece Anadolu, XIII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren uzun süre devam edecek mücadelelerin merkezi hâline gelmiştir.
Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye Selçuklu Devleti’nin Kösedağ Muharebesi sonrasında Moğol hâkimiyeti altına girdiği dönemden devletin yıkılışına kadar geçen süreçte Anadolu’da meydana gelen isyan hareketlerini siyasî, askerî, sosyal ve ekonomik yönleriyle ele almak, olayların ortaya çıkış sebeplerini, gelişim süreçlerini ve sonuçlarını tarihî arka planıyla birlikte değerlendirmektir. Çalışmada yalnız isyanların kronolojik seyri üzerinde durulmamış, aynı zamanda dönemin güç mücadeleleri, Türkmen hareketleri,
Moğol idare anlayışı ve Anadolu’daki toplumsal dönüşüm de dikkate alınmıştır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 522,60 | 522,60 |
| 2 | 279,59 | 559,18 |
| 3 | 189,88 | 569,63 |
| 6 | 100,17 | 600,99 |
| 9 | 69,68 | 627,12 |
| 12 | 54,87 | 658,48 |