Bazen bir şiir, sadece bir şiir değildir;kilitli kalmış bir kapının paslı anahtarıdır.
Handan Özdemir, kelimelerin kanatıp iyileştirdiği bu sarsıcı dosyada, okurunu dizelerin ötesine, ruhun o en kuytu odalarına çağırıyor. AKREP - Bilinçdışından Salvolar, gece yastığa başınızı koyduğunuzda içinizden yükselen ama kimselere duyuramadığınız o sessiz çığlığın ta kendisi.
Sayfaları çevirdikçe; rüyalarınızın kıyısında dolaşan, sizi bazen korkutan ama aslında uyanmanız için dürten o “Akrep”in, sadece zehirli bir gölge olmadığını fark edeceksiniz. O, belki de yüzleşmeye cesaret edemediğiniz o büyük otoritenin, o sert bakışların ve kuralların karşısında, kendi hakikatinizi bulmanız için sizi zorlayan karanlık bir rehberdir.
Özdemir, çocukluğunuzun o ürkek “Alageyik”inin elinden tutuyor ve sizi oynanmamış oyunların, “sus” denilerek bastırılmış neşenin yasını tutmaya davet ediyor. Nesillerdir sırtınızda taşıdığınız, size ait olmayan o “yumurtaların”, o miras kalmış suçlulukların artık yere bırakılma vakti gelmedi mi?
Bu kitap, “bitti” sanılan yerden, tıpkı Anka kuşu gibi yanmayı göze alarak yeniden doğmanın hikâyesidir.
Handan Özdemir’in dizelerinde, size çizilen o dar sınırlara “Yeter!” demenin ve en büyük affedişin, aslında insanın önce kendini affetmesiyle başladığının huzurunu bulacaksınız.
Şimdi derin bir nefes alın. Karanlığın çatlayıp ışığın içeri sızdığı o yerde buluşalım.
Kendinize şunu sormaya hazırsanız, kapağı aralayın: “Bu hikâye bende son bulsun demeye ve kendi hayatımı geri almaya var mıyım?”.
Hoş geldiniz.
Bazen bir şiir, sadece bir şiir değildir;kilitli kalmış bir kapının paslı anahtarıdır.
Handan Özdemir, kelimelerin kanatıp iyileştirdiği bu sarsıcı dosyada, okurunu dizelerin ötesine, ruhun o en kuytu odalarına çağırıyor. AKREP - Bilinçdışından Salvolar, gece yastığa başınızı koyduğunuzda içinizden yükselen ama kimselere duyuramadığınız o sessiz çığlığın ta kendisi.
Sayfaları çevirdikçe; rüyalarınızın kıyısında dolaşan, sizi bazen korkutan ama aslında uyanmanız için dürten o “Akrep”in, sadece zehirli bir gölge olmadığını fark edeceksiniz. O, belki de yüzleşmeye cesaret edemediğiniz o büyük otoritenin, o sert bakışların ve kuralların karşısında, kendi hakikatinizi bulmanız için sizi zorlayan karanlık bir rehberdir.
Özdemir, çocukluğunuzun o ürkek “Alageyik”inin elinden tutuyor ve sizi oynanmamış oyunların, “sus” denilerek bastırılmış neşenin yasını tutmaya davet ediyor. Nesillerdir sırtınızda taşıdığınız, size ait olmayan o “yumurtaların”, o miras kalmış suçlulukların artık yere bırakılma vakti gelmedi mi?
Bu kitap, “bitti” sanılan yerden, tıpkı Anka kuşu gibi yanmayı göze alarak yeniden doğmanın hikâyesidir.
Handan Özdemir’in dizelerinde, size çizilen o dar sınırlara “Yeter!” demenin ve en büyük affedişin, aslında insanın önce kendini affetmesiyle başladığının huzurunu bulacaksınız.
Şimdi derin bir nefes alın. Karanlığın çatlayıp ışığın içeri sızdığı o yerde buluşalım.
Kendinize şunu sormaya hazırsanız, kapağı aralayın: “Bu hikâye bende son bulsun demeye ve kendi hayatımı geri almaya var mıyım?”.
Hoş geldiniz.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 130,00 | 130,00 |
| 2 | 69,55 | 139,10 |
| 3 | 47,23 | 141,70 |
| 6 | 24,92 | 149,50 |
| 9 | 17,33 | 156,00 |
| 12 | 13,65 | 163,80 |