2957 yılında geçen bu roman, güçlü bir distopya-bilimkurgu omurgası üzerine kurulmuş; özellikle açılıştaki atmosfer (iklimin tersyüz oluşu, insanların “kül rengi” bir dünyada tükenişi) ve Türk bilim insanlarının çaresizliği, okuru daha ilk sayfalardan hikâyenin ana gerilimine çekiyor. 2957’de geçen bu karanlık gelecek kurgusunda “nebootik radyasyon/bomba” fikriyle toprağın ölmesi, yapay güneş ışığıyla üretim çabası, robotların gündelik hayata sızması ve “Yeraltı Orkidesi (Rhizanthella Gardneri)”nin bir umut nesnesi olarak konumlandırılması oldukça dikkat çekici; özellikle orkidenin “insanlık için tek ihtimal”e dönüşmesi, dramatik hedefi netleştiriyor ve anlatıya yön veriyor.
Dr. Ahmet–Dr. Sezer ikilisi üzerinden kurulan bilim/etik/çaresizlik çatışması, “Siyasi Polis” baskısıyla birleşince hikâyenin tansiyonu yükseliyor; bir yandan insanlığı kurtarma planı, diğer yandan otoriter düzenin gözetimi ve cezalandırması, distopya tadını kuvvetlendiriyor.
Robot karakterlerin (Robo, Pixel vb.) tekdüze mekanik diliyle, insan duygusunun kırılganlığı arasındaki karşıtlık da iyi bir dramatik araç olarak karşımıza çıkıyor; ayrıca ilerleyen bölümlerde mağara, çocukların büyümesi ve liderlik dinamikleri gibi “yeniden başlangıç” hissi taşıyan sahneler, romanın yalnızca yıkımı değil, türün devamı ihtimalini de taşıdığını gösteriyor.
Genel olarak roman; güçlü bir dünya fikri, sembolik bir “umut nesnesi”, baskıcı düzen gerilimi ve insanlığın devamına dair etkili bir soru taşıyor. Özetle bu kitap, sizi 1000 yıl sonrası yaşanılması olası bir distopik-bilimkurgu evrenine davet ediyor.
2957 yılında geçen bu roman, güçlü bir distopya-bilimkurgu omurgası üzerine kurulmuş; özellikle açılıştaki atmosfer (iklimin tersyüz oluşu, insanların “kül rengi” bir dünyada tükenişi) ve Türk bilim insanlarının çaresizliği, okuru daha ilk sayfalardan hikâyenin ana gerilimine çekiyor. 2957’de geçen bu karanlık gelecek kurgusunda “nebootik radyasyon/bomba” fikriyle toprağın ölmesi, yapay güneş ışığıyla üretim çabası, robotların gündelik hayata sızması ve “Yeraltı Orkidesi (Rhizanthella Gardneri)”nin bir umut nesnesi olarak konumlandırılması oldukça dikkat çekici; özellikle orkidenin “insanlık için tek ihtimal”e dönüşmesi, dramatik hedefi netleştiriyor ve anlatıya yön veriyor.
Dr. Ahmet–Dr. Sezer ikilisi üzerinden kurulan bilim/etik/çaresizlik çatışması, “Siyasi Polis” baskısıyla birleşince hikâyenin tansiyonu yükseliyor; bir yandan insanlığı kurtarma planı, diğer yandan otoriter düzenin gözetimi ve cezalandırması, distopya tadını kuvvetlendiriyor.
Robot karakterlerin (Robo, Pixel vb.) tekdüze mekanik diliyle, insan duygusunun kırılganlığı arasındaki karşıtlık da iyi bir dramatik araç olarak karşımıza çıkıyor; ayrıca ilerleyen bölümlerde mağara, çocukların büyümesi ve liderlik dinamikleri gibi “yeniden başlangıç” hissi taşıyan sahneler, romanın yalnızca yıkımı değil, türün devamı ihtimalini de taşıdığını gösteriyor.
Genel olarak roman; güçlü bir dünya fikri, sembolik bir “umut nesnesi”, baskıcı düzen gerilimi ve insanlığın devamına dair etkili bir soru taşıyor. Özetle bu kitap, sizi 1000 yıl sonrası yaşanılması olası bir distopik-bilimkurgu evrenine davet ediyor.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 192,50 | 192,50 |
| 2 | 102,99 | 205,98 |
| 3 | 69,94 | 209,83 |
| 6 | 36,90 | 221,38 |
| 9 | 25,67 | 231,00 |
| 12 | 20,21 | 242,55 |